reklamlar - sponsorlu bağlantılar

RİFAÎLİK NEDİR?

Ahmet Rifaî'ye (ö.578/1182) nispet edilen tarikatın adıdır. Ahmet Rifaî, Bağdat'la Basra arasında kalan Batâih bölgesinde Ümmüabîde köyünde doğdu. Ahmet Rifaî'nin babası seyyid Ali Hz. Hüseyin, annesi Fatıma Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin soyundandır. Babası öldüğünde yedi yaşında olan Ahmet Rifaî'yi devrinin büyük sûfilerinden biri olan dayısı Mansur el-Batâihî himayesine aldı. Kur'ân öğrenimini ve hıfzını tamamladıktan sonra, başta Ali Ebu'l-Fazl el-Vâsıtî olmak üzere dönemin âlim ve mutasavvıflarından İslâmî ilimleri öğrendi. "Herkes hocası ile ben ise talebem Rifaî ile iftihar ederim" diyen hocası Vâsıtî ona icazet verdi ve hırkasını giydirdi. Ahmet Rifaî, hocası Vâsıtî'nin ölümü üzerine dayısı Mansur el-Batâihî'nin terbiye ve irşad halkasına girdi. Mansur el-Batâihî, Rifaî'ye hilâfet ve "şeyhu'ş-şuyûh" (şeyhlerin şeyhi) unvanını vererek kendisine bağlı bütün tekkelerin şeyhliğini tevdi etti.

Ahmet Rifaî'nin; "el-Hikemü'r-Rifâiyye","el-Burhânü'l-müeyyed", "el-Mecâlisü's-seniyye", "Erbeûne hadîsen", "en-Nizâmü'l-hâs li ehli'l-ihtisâs", "Hâletü ehli'l-hakîka" "el-Eş'âr" ve "el- Ahzâb ve'l-Evrâd" adlı eserleri vardır.

Âlim, fakih ve müfessir bir sûfi olan Ahmet Rifaî'nin tasavvuf ve tarikat anlayışı, Kur'ân ve sünnete dayanır. Ona göre İslâm, "zâhir" ve "bâtın" ile bir bütündür. Bâtın zâhirin özü, zâhir de bâtının zarfıdır. Zâhir olmasa bâtın da olmazdı.

Rifaîlik'te de tarikata giriş, belirli kurallara bağlı olarak gerçekleşir. Rifaîler, Allah'a ulaşmanın, nefsin tezkiyesiyle mümkün olabileceğini kabul ederler ve bunun için dokuz merhaleden oluşan bir riyazet ve zikir programı uygularlar. Her bir merhaleye kendisine ait olan zikirle geçilir. Tasavvuf baştan sona edepten ibarettir ve bütün edepler Hz. Peygamber'in sünnetine tabi olarak elde edilir. Rıfaîlerin, havârık adını verdikleri ve senenin belirli zamanlarında bazı dervişlerin, vücutlarına şiş sokmak, kızgın demir yalamak, ateş ve cam yutmak gibi gösterdikleri olağanüstü halleri vardır. Bu tür davranışların dini bir dayanaktan yoksun olması bir yana Müslümanlara sağlayacağı bir yararı da yoktur.

Ahmet Rifaî, 578/1182'de vefat etmiştir. Türbesi Bağdat'ın güneyindeki Vâsıt yakınlarındadır.

Bu tarikat daha çok, Ortadoğuda ve Araplar arasında yayılmıştır.


face-begen-

bilmiyorsanogren