reklamlar - sponsorlu bağlantılar

İTAAT NEDİR?

Sözlükte "boyun eğmek, yumuşak davranmak, birinin isteğine, emir ve yasağına isteyerek uymak; dîn ıstılahında ise, Allah ve Peygamberin emir ve yasaklarına isteyerek uymak, yapılmasından dolayı sevap elde edilen her hangi bir ameli yapmak" anlamındadır.

İnsanların ve cinlerin itaat ve isyân edebilmelerine karşılık meleklerin ve diğer varlıkların sadece itaatleri söz konusudur.

Kur'ân'da itaat, övme ve yerme ifadesi olarak kullanılmıştır. İtaat edilenler açısından itaat emredilmiş veya yasaklanmıştır. Allah'a, Peygambere ve emir (yönetim gücü) sahiplerine itaat edilmesi emredilmiş (Nisâ, 4/59), bu emre uyanlar övülmüş ve kendilerine mükâfat va'd edilerek itaat teşvik edilmiştir.

Allah'a ve Peygamberine itaat: Allah ve Peygamberin emir ve yasaklarına, tavsiye ve hükümlerine, helâl ve haramlarına uymaktır. Allah'a ve Peygambere itaati birbirinden ayırmak mümkün değildir. Allah'a itaat eden Peygambere, Peygambere itaat eden de Allah'a itaat etmiş olur (Nisâ, 4/80). Peygamberler itaat edilsinler diye gönderilmişlerdir (Nisâ, 4/64). Peygambere itaat eden doğru yolu bulur ve merhamete mazhar olur (Nûr, 24/54, 56).


Allah'a ve Peygambere itaat; îmânın (Tevbe, 9/71), itaatten yüz çevirmek ise nifakın (Nûr, 24/47-48; Nisâ, 4/81) sonucudur. Kur'ân'da; Allah ve Peygambere itaat edenlerin kurtuluşa erecekleri (Nûr, 24/51), itaat etmeyenlerin ise pişman olacakları bildirilmiştir (Ahzab, 3/66).

Emir sahiplerine itaat: "Ey Mü'minler! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden (olan) ülû'l-emre itaat edin" (Nisâ, 4/59) âyetinde geçen "ülû'l-emr; iş, emir ve buyruk sahibi demektir. "Ülû'l-emr" ile kast edilenlerin; râşit halifeler, devlet başkanları, komutanlar, yöneticiler ve bilginler olduğu söylenmiş ise de bu tabir; askerî, resmî ve sivil her seviyede yönetmek, idare etmek ve emretmek durumunda bulunan bütün yöneticileri kapsar.

Ma'ruf olan şeylerde emir sahibine itaat, peygambere itaat gibidir. Bu sebeple Peygamber (a.s.), "Allah'a isyân konusunda insana itaat olmaz. İtaat ancak ma'ruf (İslâm'a ve aklı selime uygun olan şeylerde) olur" (Müslim, İmare, 39; Buharî, Ahkâm, 4); "Bana itaat eden Allah'a itaat etmiştir. Bana isyân eden Allah'a isyân etmiştir. Emire itaat eden bana itaat etmiştir. Emîre isyân eden de bana isyân etmiştir" buyurmuştur " ((Buhârî, Ahkâm, 1; Müslim, İmare, 32-33)

Ana-babalar, öğretmenler, ustalar, iş verenler ve yönetmek durumunda olanlar, "ülü'l-emr" kavramına dahildirler.

İtaatin söz konusu olabilmesi için bir emrin, isteyin, telkinin ve tavsiyenin veya bir yasağın bulunması gerekir. Emir, telkin, tavsiye veya yasak olmadan bir insanı taklit etmek, ona uymak vb. davranışlar Kur'ân'da ittibâ' kavramı ile ifade edilmiştir.

Kur'ân'da Allah'a, Peygambere ve emir sahiplerine itaatin emredilmesine karşılık, dînî konularda kâfir (Kalem, 68/8-14), müşrik (En'âm, 6/121), münafık (Ahzâb, 33/48) ve ehl-i kitaba (Âl-i İmrân, 3/100), bozguncu, günahkâr, müsrif, yalancı ve yalanlayıcı insanlara itaat edilmesi yasaklanmıştır. "Rabb'inin hükmüne sebat et ve onlardan (kâfirlerden) hiçbir günahkâra veya nanköre itaat etme" (İnsan, 76/24) âyeti bütün kâfir ve günahkârları kapsamaktadır (En'âm, 6/116).


face-begen-

bilmiyorsanogren