reklamlar - sponsorlu bağlantılar

İSTİHSÂN NEDİR?

Sözlükte "güzel saymak, bir şeyi güzel görmek" anlamlarına gelen istihsân, fıkıh usulünde, müçtehidin daha kuvvetli gördüğü bir delil veya bir husustan dolayı, bir meselede benzerlerine verdiği hükümden vazgeçip başka bir hüküm vermesidir. Bazen bir mesele nassların genel çerçevesine veya mezhepte yerleşmiş genel bir kuralın kapsamına girmekle birlikte, buna göre hüküm vermeyi engelleyen başka bir gerekçe veya delil bulunur. İşte müçtehidin bu ikinci delile dayanarak, genel kaideye göre hüküm vermekten vazgeçip, ikinci delile göre hüküm vermesine istihsan denir. Bu yolla sabit olan hükme, kıyasa aykırı olarak sabit olmuş hüküm denir.

Müçtehidin kıyasa göre veya genel kurala uygun olarak hüküm vermekten vazgeçip başka bir hüküm vermesinin dayanağını teşkil eden delile, vechü'l-istihsân denir. Bu gerekçe, ya bu konuda mevcut özel bir nasstır ya da bir icmâ, zarûret, kapalı kıyas, örf veya maslahattır. İstihsân, dayanağı bakımından, genel olarak ikiye ayrılır; kapalı kıyas sebebiyle istihsân, şer'î bir delil sebebiyle istihsân.

Kapalı kıyas sebebiyle istihsân; hakkında birbiriyle çatışan ve biri açık diğeri kapalı iki kıyas imkânı bulunan meselede gerçekleşir. Bir konuda ilk bakışta akla bir hüküm gelir, ancak bu konuda tesir bakımından daha kuvvetli gizli bir kıyas daha mevcuttur. İşte bu gizli kıyasa göre hüküm vermeye istihsân denir. Bu şekilde istihsân yoluyla verilen hüküm daha kuvvetli olmakla birlikte benzeri her mesele için geçerli değildir. Meselâ, vakfedilen bir mal, ilk bakışta satım akdine benzemektedir. Buna göre kişi irtifak haklarını kendinde bırakarak satış yapabilir. Ancak, vakıf malları menfaatlerinden istifade edilmek amacıyla vakfedilirler. Bu yönüyle de kiraya benzerler. Halbuki kira akdinde, irtifak hakları olmadan istifade etmek mümkün olmadığı için, bu hakların istisna edilerek kiralama caiz değildir. İşte vakfın ilk bakışta benzediği satım akdine göre hüküm vermeyip, kiraya kıyaslanarak irtifak haklarının istisnasının caiz olmayacağına hükmetmek böyle bir istihsândır.

Şer'î bir delil sebebiyle istihsânda, kıyasın illeti ile, şer'î bir delil arasında çelişki vardır. Kıyasa göre verilecek hüküm, nass, icma, örf, maslahat gibi bir delile aykırı düşmektedir. Müçtehit bu delili esas alarak, kıyası terk eder. Meselâ, kural olarak mevcut olmayanın satımı caiz değildir. Ancak mevcut olmayanın satımı anlamına gelen selem akdi hadis ile istisnâ edilmiştir. İşte bu hadis sebebiyle, kaideye muhalif olarak selem akdi caiz görülür.

İstihsân, İslâm hukukunun esnek yapısını gösteren önemli bir metottur. İstihsân, İslâm hukukçularının kaide ve şeklî şartlara boğulup kalmadan, gerektiğinde genel kaideyi terk etmeyi haklı kılacak yeni kaideler üretebildiklerinin, böylece hukuk kuralları ile hayat ve ihtiyaçlar arasında uyum sağlamaya çalıştıklarının açık bir göstergesidir.


face-begen-

bilmiyorsanogren